Hal böyle iken bizler bile çevre temizliğimizin önemini tam olarak kavrayabilmiş değiliz.
Büyük fabrikaların bir çoğunda hala arıtma tesislerinin kurulmaması, atıkların çevre akarsu ve göllere verilmesi sonucu ,orada yaşayan balıkların ölmesine, topraga gömülmesi ise bitki örtü ve yer altı sularının yok olmasına neden olmaktadır.
Yukarıda belirttiklerimizin haricinde mevcut göllerin hangi akla hizmetle olduğu bilinmez kurutularak tarım arazisi kazanılması da çevre katliamının bir başka yüzüdür.
Kurutulan göller iklim ve yer altı sular dahil olmak üzere bulundukları yöreyi çöle çevirmekte ve yaşamı olumsuz yönde etkilemektedir.
Geçenlerde okuduğum bir haberde, yer altı sularının daha 25 yıl öncesine kadar 30-35 metreden çıktığı ancak günümüzde bu derinliğin 200 metrenin üzerinde olduğu belirtilmektedir.
Bizler ise ne yapıyoruz. Her işi belediyeden bekliyor ve hızla çevremizi kirletiyoruz. Öyle ki Ankara veya Arapgir ve de Ormansırtı Köyü dahil tüm etrafımız pet şişe, naylon poşet , atık kağıt ve de cam şişe ile dolu. Bu yıl gittiğim Ormansırtı Köyü bile sanki naylon poşet ve pet şişelerle çevrilmiş ,köy içi ve çevresi tamamen bunlarla dolmuştur.
Bunların toplanarak yakınlarda bulunan bir çukura doldurulup üzerinin toprakla kapatılması dahi yeterli olamamakta ve buralardan uçuşan poşetler bu kez o dağları kirletmektedir.
Kanımca bu tür çöplerin en uygun bir şekilde imhası, yakmak suretiyledir. Türkün aklı gözündedir misali Ankara’da bulunan 2 arkadaşımla birlikte çöplerini bu tür yöntemle yakan bir yakın kooperatife gittik. Ankara yakınlarında 60 adet hafta sonu evinden oluşan bu site; taştan yapılan çöp fırınında çöpleri yaktıklarını ve 10 yakıştan sonra küllerin ancak bir varili dahi doldurmadığını,yakınlardaki bir çukura dökülen bu küllerinde, çevreyi kirletmediğini bizzat gözlemledik. İnşallah bu gözlemlediğimiz çöp imha fırınını en kısa zamanda Ormansırtı Köyümüze yapmak istiyoruz.
Bir başka dileğimizde, bu yazımızın ulaştığı herkesin ve yetkilinin bunu çevrelerinde uygulamaya koyması ve desteklemesidir. Tabi bizlerinde buna uyarak, çöplerimizi çöp imha fırınına götürmesi, mümkünse bu işlemi evimizin sobası dahil olmak üzere her zaman ve her yerde yapması, cam şişeleri kırmadan bir yerde toplayarak geri dönüşümünü sağlamaktır. Bunun için de belediyelerin veya müteşebbislerin “geri dönüşüm fabrikaları kurmaları veya teşvik edilmeleridir. Hatta köylerden, kazalardan toplanan camlar, plastik atıklar ve kağıtlar başka yerlerde bulunan geri dönüşüm fabrikalarına dahi satılıp, hem çöpün imhası hem de para kazanılması suretiyle iki yönlü kazanç sağlanabilinir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder